VE YAĞMUR YAĞIYORDU GECEYE (Yaprak mıdır yaşama bağlanmak için dala sıkı sıkıya tutunan yoksa dal mıdır delice esen sonbahar rüzgarlarına inat yaprağını bırakmayan) Gittin Son yolcusu gibi binerken vapura bir yerlerinden tutabilmekti isteğim yüreğine uzanan ipi kopmadan ve ayrılıklar değmeden Ne kadar da kolay ve çabuk döküldü gece uykularından sıçrayan çocuk hüznü gözlerinden yaşlar Şimdi gözyaşı ile çiziliyor resimler hiç aralanmayan yürek kapılarına inat Gittin Yıldızlara küs, ayın karanlık yüzü vardı aramızda Kayıklar koşuyordu kurtulup iplerinden denize Acı ve hüzün taşıyan bulutlar toplanmış ve yağmur yağıyordu geceye (Sonbahar mıdır ayrılıklara güneş gibi doğan her yıl değişmeden yoksa ayrılıklar mıdır sonbaharı bekleyen) Gittin Ne kadar da kolay ve çabuk oldu gidişin bir kez dahi arkana bakmadan Çiçekler gibi tomurcuğu patladı ayrılığın üşüten bir rüzgardır şimdi yüreğime değen Aynı suça ortaklık edip takvimler ayrılık gününe takılı dört bir yandan tüketiyordu zamanı akreple yelkovan Oysa, değişmeyen bir maviye sevdam ve bin yıllık yalnızlığım vardı hiç eksilmeyen Gittin ‘yarıda kalmış bir cümle gibi’ Atila IŞIK
Ayrılık; dönüşü olmayan nehir, Yalnızlık; yıkılmış bomboş bir şehir, Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir,Gözyaşın kal diyor, Yıllar ise git! Bu roman da biter belki birazdan, Ne aşklar yıkıldı gururdan, nazdan, Ağlıyor besteler yine hicâzdan, Şarkılar kal diyor, Yıllar ise git... .
Şairlerin özyaşam öyküleri olmaz. Onların özyaşam öyküsü yapıtlarıdır. Resimlerin altinda Enise yazanlar bana aittir.Lütfen izin almadan baska bir yerde kullanmazsaniz sevinirim..